(urras'ta shevek gibi) bugünün ve
yarının başladığı bir dünyayı tasvir ediyor: temel parçacıklar
[peşrev bir hayır dua: tutarsız, amaçsız
ve özellikle anlamsız olsun sözlerim: ne mümkün. gene bir çağrışıma gene bir
hayale takılır kelimeler. takılan tuzağa düşsün. diz çöksün, akşam olunca
uyansın. ters dönsün yatağında. mezarında mutlu olsun, tanrısının karşısında
dilsiz kalsın.]
"insan sadece kelimenin tam
anlamıyla insan olduğu yerde oyun oynar ve sadece oynadığı yerde tam olarak
insandır.” estetik üzerine mektuplarının özünü ifade eden bu düşünceyle
romantiklere oyuna başlayabilirsiniz dedi schiller. meraklı ve serüven arayan
çocuklar gibi oynamaya başladılar. çok zaman sonra bu oyunsu dünya ve oyuncu
insana "homo ludens" denecekti. ilk aşama: oyun.
bireysel bilinç ve "ben"
meselesi de ilginçti. "ben" kendinden başka her şeyle arasındaki
mesafeyi, uçurumu gördü. bu kapanmaz görünen mesafeyi kendi özgürlük alanı
sandı: kaçınılmaz biçimde özgürdü, alabildiğine özgürdü. tanrı ve onun adına
bizi yazgıya mahkum edenler neredeydi [burada gene başka bir kılıkta]? ölü
tanrı, mutsuz bir kitle bırakmıştı geride, tanrısız edemeyenler mutsuz, onu
öldürenlerin canı sıkkın. ikinci aşama: "ben" ve onun özgürlük
bilinciydi. kendi olmayan her şeyden paçayı kurtarmaya baktı. kurtardı da.
(şimdi ne halt ediyorsunuz yeryüzünde? bu kısmın tasviri için romanı okuyun)
mutlu musunuz? (gene romanı okuyun)
derin bir şüphe içinde misiniz? (romanı
okuyun)
oyunun son perdesi: oyun oynadı, ben
dedi ve özgürce yaşadı (spinoza'yı unutun burada). yalnızca aklın değil
özgürlüğün de açtığı yaralardan kurtulmak gerek [nerede ne zaman yaşadı bu
akıllı insanlar, nerede ve ne zaman özgürce yaşamaktan mutsuz ve yorgun düştü?
ama siz gene bölgelerden ülkelerden söz etmek istiyorsunuz, ama yok onlar,
yalnızca "ben" var. hem belki akıldan değil hayal etmekten, hem belki
özgürlükten değil sırf arzu etmekten yorgun ve mutsuz düşmüştür. daha bir yığın
şeyden. böyle okunmaz roman, benden söylemesi] öyle bir noktaya vardı ki şimdi
var olduğu ve ola geldiği şekliyle "insan" sürdürülemez, bu yüzden
moleküler düzeyde değiştirilmesi, bu ölüm döngüsünün dışına çıkması gerek:
kurtar bizi, uçur bizi moleküler biyoloji. hazza boğ bizi, sonra yeniden
doğalım, hiç ölmeyelim.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder