25 Haziran 2015 Perşembe

Dört Mesele / Her Şey ve Hiçbir Şey


Dört Mesele / Her Şey ve Hiçbir Şey


... o zamanlar müthiş bir duygu karmaşası içinde olduğumu, özellikle yirmi dördüncü yaş günümden sonra böyle olduğunu görüyorum. Ve şimdi en temele yerleşmiş görünen ve dört kelimeyle ifade edebileceğim unsurlar arasında da ciddi bir çatışma söz konusuydu: Şair (şeytan ve melek), filozof (denge), peygamber (adanma) ve kadın (her şey ve hiçbir şey). Tutku/Arzu çözüldükçe duyguya yaklaşıyor, adlandırılabiliyor ve bir eylemle hafifletilebiliyordu ama tutku/arzu olduğu gibi duruyordu ve eskilerin kelime oyunlarıyla temsil edildiği gibi amor aynı zamanda morte’ydi. Bu yüzden aşk ve ölüm her şeyde ve her yerde bütün gücüyle çekişip duruyor. Aklın ikna edilmeye duygunun da tatmine ihtiyacı vardır fakat bunlar arasında denge asla kalıcı bir sınırla sağlanamıyor. Öykü yazdıkça bunun böyle olduğu gözümde daha bir netlik kazandı. Heyecan verici olan bu kargaşa içindeki mücadele. Daha da heyecan verici olan ise şudur: İnsanın ufku insandır.


arzu – eylem (neşe getiren eylem)


en temele "arzu"yu yerleştirelim - bu belirsiz arzu kaynağından doğan ve dile getirilebilen, yani adını verebildiğimiz arzuya "duygu" diyelim: şimdi bu duygu bir eylemde bulunma isteği doğuracaktır, bu sırada hayal gücü eylemin öncesinde çalışmaya başlayacak henüz gerçekleşmemiş eylem görünür kılınacak [acı ve haz duyulabilir bu durumda] fakat sonra akıl bu süreci gözden geçirecek ve ikna edilmeyi isteyecektir. sevinç getiren eylem duygunun doyuma erdiği, hayal edildiğinde haz veren ve aklın da ikna edildiği bir eylemdir. 




(içecekler üzerine) 1. "su"

tercihimi su'dan yana yapıyorum.
süt ve şarap ne olacak?
[süt(din/peygamber), şarap(sanat/sanatçı), su(felsefe/filozof)]







(mutluluk güncesi’nden)

bugün senden ayrıldıktan sonra kraliçe felsefe'yi ve şiirin perileri'ni düşündüm. şu bitmeyen karşılaşma ve sonsuz savaş.

su ve kraliçe'ye bağlı biriyim. şarap ve süt dostların olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder