2 Eylül 2015 Çarşamba

sesler, davranışlar - eylemler ve coşku anları



(sesler, davranışlar - eylemler ve coşku anları)

1. montaigne



şiir, felsefe ve başka 'şey'ler - çilecilikler "ölüme hazırlık" diye görüldüğünde ve ölümün kendisinden daha katlanılmaz bir hal aldığında neden yararlı ya da makul denilen başka bir yol tutulmasın?
[bu yol tutulur]
[fakat] yaşamın salt kendisini güvensiz yapan, sunan veya bırakan nedir?
[bir başkasının yokluğu]
ilişkilerde devşirilen güçle inanır, doyar ve aldanırız
[doğamız budur, böyledir belki, bundan neden yakınalım ya da huzursuzluk duyalım]
[otluk makamı]
gittiğin her yere zaaflarını taşıyorsun - gücünü göstermek, bunun için oyunlar icat etmek istiyorsun - nasıl da sığ ve sıkıcı
[her şey gibi akıp git]

(sesler, davranışlar - eylemler ve coşku anları) 2. bağışlanma arzusu / "ben bir yazgıyım"

işler yolunda gitmediğinde "yazgı" tüm şiddetiyle yükselir.
tesadüfün eline yahut kaderin kontrolüne bırakılan yaşamlar ne iyi ne kötüdür - ahlaki değildir; o halde yargıdan da uzaktır.
her iki durumda da bağışlanma arzusudur görünen.

(sesler, davranışlar - eylemler ve coşku anları) 3. "en eski çağlar"

'büyük yeryüzü ormanında' ve hayal içindeki başlangıç:
ya merak ya da korku ile. meselleri dinlersek "hikmetin başında rab korkusu" var, diğerleri "merak" diyecek buna. merak yani sansüre uğramış bilmek arzusu.

(sesler, davranışlar - eylemler ve coşku anları) 4. "mutlu sonlar"

emel esin, türkler ile iranlılar arasındaki ikili yapıyı "düalist" ve "dikotomi" sözcükleriyle veriyor. ilkinde karşıtlık çatışma içeriyor, ikincisinde sadece karşıtlık var. türkler ak şamana da kara şamana da aynı önemi yüklüyor. ikisi arasında bir çatışmanın olmaması, ahlaki bir değerin atfedilmemiş olması. her ikisi de yargıdan muaf. çatışma için ahlaki bir değer de atfetmek gerekiyor, çünkü yargı yoksa çatışma da gerilim de yoktur.
o halde sevinebiliriz: "iyinin ve kötünün ötesinde" yaşadığımız için.
eğer bu bir yolun sonu olsaydı elbette. fakat yola hiç çıkılmadı.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder