b. ayvazoğlu entellektüel biyografisini yazmak istemiş ataç’ın. ama niyeti bambaşka. oldukça yüzeysel, insanı derinlemesine kavramaktan uzak. gene de bir biyografi olarak, dedidoku içerdiği için keyifli ama entellektüel kavrayış bakımından zayıf ve ayvazoğlu’nun kişisel görüşü yazdığı biyografiden daha önemsiz.
( ki bir yineleme biçiminde bir iki konu etrafında dönüp duruyor)
gereksiz bir kısır döngüye hapsediyoruz böyle yazarları. çocukça şeyler bunlar. etiketlerin zerre önemi yok benim gözümde, birinin tanrılı veya tanrısız olmasının da.
…
ne kadar çok severim ataç’ı. dilde dik başlıdır, söylenir mi evet, huysuz mudur, evet. ama dupdurudur, düşünceyi de tanır duyguyu da. yaşama kışkırtır sizi. tersten gider. kendi beğenisiyle çıkar ortaya, kendi düşüncesiyle. iç dünyasıyla. yazısı tuzaklarla doludur. nietzsche’ninki gibi. gençleri yoldan da çıkarır mı? çıksınlar yoldan. çıkmaları da gerek. tutarsızlıkları da vardır. açık açık söyler bunu. sonra şu tutarlı budalalar, yani kendini hep haklı bulanlar, yok mudur bunlarda çirkin bir şey. iyilere özgü bir kabalık. öte yandan omurgasızlık değildir tutarsızlık. bir şeyi sevmez olunca sevmediğini, bir düşünceden vazgeçince geçtiğini, değişebildiğini görmektir, göstermektir. ancak tuttuğu yolda fazlasıyla budalalıklar etmiş, kendini çok kandırmış kimseler hiçbir vakit öğrenemez, değişemez. bin kere değişin, derim. goethe schiller için böyle dermiş: “her sekiz on gün de bambaşka bir adam.” ayaktakımı ve omurgasızlar anlayamaz bunu. varsın anlamasınlar, mutlulukla yaşasınlar.
bir düşünceyi düşünceyle karşılamayan, eleştirirken neyi eleştiriyorsa onu en sağlam taraflarıyla da göstermekten korkan, ‘övüşme ortaklığı’ içinde yaşayan, bir çıkarı, bir ilişkiyi korumanın derdindedir yarım aydın. kalabalıkların “kaba” “görgüsüz” ve “bilgisiz” olduğu ortamlarda kendini tam, olmuş sayar yarım aydın. azla yetinir. elimden bu kadarı geliyor der, sonra da bunu yeterli sayar. ne de olsa övüşme ortaklığı da kurulmuştur. o ötekini, öteki de bunu över. mutludur da. azınlıktadır hâlâ. mutlu ve azınlık. doğrusu mutlu azınlıktır aydınlar, ama tam da olmaları gerekmez mi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder