28 Mart 2016 Pazartesi

sisifostan sonra (yasalar / klasik felsefenin uzağında / bir taşra sabırsızlığı ve aldanışı...)

(sisifostan sonra)  yasalar / klasik felsefenin uzağında / bir taşra sabırsızlığı ve aldanışı...

1. yasa ve bununla ilişkili her kelimenin özgürlük tutkunlarına nasıl tiksinti verdiğini biliyorum. yeteneksiz ve içi boş özgürlük tutkusu da bir o kadar iğrençtir.
yasa insanı korur. tıpkı aklın kişiyi koruması gibi.
fakat soru şu: yasa gücünü nereden alır? binlerce yıllık deneyime bakarsak bütün yasalar kutsala dayanır. ama hayır bunu sizinle konuşmuyorum, aklınıza gelenler benim aklıma gelmiyor...
a. camus, sisyphos söyleni'nde yaşamın anlamsızlığına karşı bir intihar meselesi kaldığını tartışır. anlam kaybolur gider. daha sonra başkaldıran insan kitabında ise: peki beni bir başkasını öldürmekten alıkoyacak olan nedir? yasa mı? iyi de onu neye dayandırabiliriz? beni nasıl ikna edebilir? şimdiye dek tanrı düşüncesiyle bu oluyordu...sorgulamasına girişir.
bugün insanların düzeni, yaşama mücadelesine, insanın insan olarak en mükemmel biçimini almasına izin vermeyecek bir korkunun gücüne dayanıyor. barbarlığın yeniden dönüş çağı.
anlam yoksa insan yok!

*  *  *

2. entelektüel, yarı yolda kalmış felsefe çabasının sonucudur, tıpkı yarı yolda kalan mistiğin ruh hastası olması gibi, hastalıklıdır.

her zaman genç kaldılar, bu yüzden kırkını aşan hiç kimseyi ikna edecek sözleri de yok.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder