1. yasa
ve bununla ilişkili her kelimenin özgürlük tutkunlarına nasıl tiksinti verdiğini
biliyorum. yeteneksiz ve içi boş özgürlük tutkusu da bir o kadar iğrençtir.
yasa
insanı korur. tıpkı aklın kişiyi koruması gibi.
fakat soru
şu: yasa gücünü nereden alır? binlerce yıllık deneyime bakarsak bütün yasalar
kutsala dayanır. ama hayır bunu sizinle konuşmuyorum, aklınıza gelenler benim
aklıma gelmiyor...
a.
camus, sisyphos söyleni'nde yaşamın anlamsızlığına karşı bir intihar meselesi
kaldığını tartışır. anlam kaybolur gider. daha sonra başkaldıran insan
kitabında ise: peki beni bir başkasını öldürmekten alıkoyacak olan nedir? yasa
mı? iyi de onu neye dayandırabiliriz? beni nasıl ikna edebilir? şimdiye dek
tanrı düşüncesiyle bu oluyordu...sorgulamasına girişir.
bugün
insanların düzeni, yaşama mücadelesine, insanın insan olarak en mükemmel
biçimini almasına izin vermeyecek bir korkunun gücüne dayanıyor. barbarlığın
yeniden dönüş çağı.
anlam
yoksa insan yok!
* * *
2. entelektüel,
yarı yolda kalmış felsefe çabasının sonucudur, tıpkı yarı yolda kalan mistiğin
ruh hastası olması gibi, hastalıklıdır.
her zaman genç kaldılar, bu yüzden kırkını aşan hiç
kimseyi ikna edecek sözleri de yok.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder