21 Mayıs 2016 Cumartesi

İlk gün




Uzun süredir burada bekliyorum. O, taş yatakta; şilteler üzerinde uyuyor, hafifçe soluyor.
Beklemek zorlaşıyor, onu son anında yakalayacağımı düşünüyordum fakat o, hiç de ölmekte olan bir adama benzemiyor. Sonunda dayanamadım ve omuzlarından biraz sarsarak uyandırdım onu. Filozof, “Su tasını uzatır mısın bana, epey susamışım” dedi. Suyu içtikten sonra, şimdi beni fark etmiş gibi sordu: “Ne istiyorsun?”
“Ben Son Sözlerin Kayıtçısıyım.” dedim, “Sizi dinlemeye geldim.”
“Son sözüm yok benim.”
“Ölmeden önceki sözlere biz böyle diyoruz.”
“Siz kelimeleri ustaca kullanıyorsunuz, böylece düşünmenize gerek kalmıyor.”

Pek konuşma arzusunda değildi, muhtemelen yolculuğumun zahmetini düşünerek “bir ilk gün mümkün mü?” sorumu karşılıksız bırakmadı. “Bu mümkün. Hatırladığımız ilk  an, ilk günümüz olup çıkar bizim.”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder