“Ah!” dedi, “pek de istekli değilim seninle
konuşmaya.”
Yüzümde
garip bir sıcaklık hissettim. O anda buraya gelmek için çektiğim zahmetleri
düşünmedim. Kendimi suçladım. Sanki bir şey’e ihanet etmiş gibi hissettim. Öte
yandan benimle konuşmak istememesine öfkelendim. “Fakat” dedi, henüz ben bir
şey söyleyemeden ve müziğin sesini açmamı işaret ederek: “Biraz dinleyebiliriz.”
Sustuk ve müziğe kulak verdik. Bir süre sonra şarkıyı iyice duymaya, hissetmeye
başladım. Sonra bir kez daha aynı şarkı, sonra bir kez daha, bir kez daha ve
“işte böyle” dedi, “konuşurkenki şu tutarlılık, yaşarken yok olur.”

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder